10 Eylül 2012 Pazartesi

"Uzaktan Hasta Takip Sistemleri” Pazarı Dört Yılda İki Kat Büyüyecek

Amerika pazarında hasta kayıtlarının dijital ortama aktarılması için gerekli yasal zemin ve altyapılar oluşturulurken, Uzaktan Hasta Takip sistemleri pazarının 2016 yılına kadar iki kat büyümesi ve 20 milyar dolarlık bir pazar hacmi yaratması bekleniyor. 

InformationWeek dergisinden Nicole Lewis’in bildirdiğine göre 2007 yılında 3,9 milyar dolarlık bir hacmi olan hasta takip sistemleri pazarı geçen yıy 8,9 milyar dolara erişti. Sağlık sektöründe maliyetleri düşürme, acil merkezlerdeki doluluk oranlarını azaltma ve yıllar içinde artan yaşlı nüfusa hizmet verme gibi endişeler, bu sistemlere olan talebi artırıyor.

Kalorama Information’ın kısa bir süre önce yayınladığı “Uzaktan ve Kablosuz Hasta Takip Pazarı” başlıklı araştırması, Amerikan sağlık sisteminin öngörülemeyen boyutlarda sağlık krizi tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Az sayıda sağlık personeli ve gerekli kaynakların yetersiz oluşu, hasta takip endüstrinin büyümesini tetikleyen gelişmeler arasında sayılıyor.

Araştırma Amerika’da hastanelerin yılda 35 milyon hasta kabulü yaptığını ve yaklaşık 120 milyon kişinin de hastanelerin acil servislerine yattığını gösteriyor. Böyle bir hasta yoğunluğu, sağlık elemanı ve hastane yatağı gibi kaynaklara olan talebi artırıyor. Oysa kaynak sıkıntısı yaşayan hastaneler bu talebi karşılamaktan çok uzak görünüyor.
Araştırmaya göre fizik tedavi merkezleri, hastaneler ve bazı sağlık klinikleri ile sağlık ocakları, uzaktan ve kablosuz hasta takip edebilen cihazlarla donatılabilirse hastaların tansiyonlarını ve şeker düzeylerini uzaktan ölçmek mümkün hale gelecek ve böylece mevcut kaynaklar daha özenli kullanılabilecek. 

Teknolojideki gelişmeyle birlikte uzaktan hasta takip sistemlerine yeni çevre birimleğri de eklenebilecek. Rapora göre önümüzdeki dört yıl içinde, gerçek zamanlı ses ve video görüşmesi, sağlık uzmanlarıyla hasta arasında yüz yüze görüşme fırsatı verirken hastadan alınacak bazı verilerin sağlık uzmanının EMR sistemine aktarmak da mümkün olabilecek. Bu tür sistemlerin yaygınlaşması, hasta kayıtlarının daha sık ve güncel olarak yenilenmesini sağlayıp kamu sağlık maliyetlerini azaltma fırsatı sunarken; hasta mahremiyetinin kablosuz ortamda korunması için gerekli olan sistem uyumluluğunun sağlanması ve cihazların daha ekonomik bütçelerle sunulması gibi bazı kaygıların da zaman içinde giderilmesi bekleniyor.

20 Ağustos 2012 Pazartesi

Olimpiyatlar’da 140 bin Temassız Ödeme Noktası Mobil Ödemeyi Kolaylaştırdı

Mobil yaşam tarzını finansal alanda tamamlayan teknolojiler, özellikle de ödeme sistemleri atağa geçti. Mal ve hizmet alımlarını telefon üzerinden ödemenin çok ötesinde gelen mobil yenilikler Visa gibi kurumları da heyecanlandırıyor.

Visa bu konudaki gelişmeleri canlı olarak yansıtmak amacıyla şu sıralarda Olimpiyat heyecanı yaşayan Londra’da düzenlenen uluslararası bir etkinliği tercih etti. Burada yakın alan iletişim teknolojisiyle (NFC) donatılmış yaklaşık 140 bin ödeme terminali üzerinden temassız işlem yapılmasını sağladı. Bu sistemde kartınızı veya mobil cihazınızı terminale sadece “gösteriyorsunuz” ve para transferi gerçekleşiyor. 5 bin Londra taksisi ve Olimpiyatlarla ilgili 3 bin satış noktasında kullanılan sistemlerin yanı sıra Visa bazı VIP kişilere Samsung Galaxy S3’ün Olimpiyata özel serisinden cep telefonları hediye ederek bu sistemi test etmelerini sağladı.

Visa’nın mobil bölümüne başkanlık yapan Bill Gajda, tüketici alışkanlıklarını değiştirmenin güçlüğünün farkında ve nakit ya da kartla ödemenin konforu yanında mobil ödemenin biraz daha yol alması gerektiğini düşünüyor. Cnet’in verdiği habere göre mobil ödemelerde hala geniş bir pazar potansiyeli ve bağlantılı birçok hizmet sunma fırsatı bu teknolojinin de yaygınlaşmasını hızlandırabilir.

Bir yıl önce pazara sunulan Google Wallet’nin yanı sıra AT&T, Verizon Wireless ve T-Mobile USA tarafından desteklenen Isis’in de önümüzdeki ay deneme uygulamalarına başlaması bekleniyor.

Mobil ödemenin gelişmesinde iki temel sorun dikkatlerden kaçmıyor: Donanım uyumluluğu ve tüketici farkındalığı. Visa ve MasterCard gibi ödeme hizmetleri kurumları, Verifone gibi üreticiler tarafından üretilmiş olan çoğu ödeme terminalinde, mevcut yakın alan teknolojisini (NFC) kullanmayı tercih ederken, NFC’yi daha yeni terminallerde kullanabilmek için aktarım hızı düşük olan sistemlere sahip mağazaların ve diğer dükkanların POS cihazlarını ne kadar çabuk güncelleyecekleri bir soru olarak ortada duruyor.

Londra ve Olimpiyatlar, kullanılan terminal sayısının fazlalığı itibarıyla Visa için ciddi bir fırsat ortamı sundu. Çünkü NFC terminallerin İngiltere’de fazla sayıda olduğu biliniyor. Geçen dokuz ay zarfında Amerika’daki NFC bazlı POS terminallerinin sayısı 120 binden 400 bine çıktı.

Visa’nın mobilden sorumlu başkanı Bill Gajda’ya göre bu alanda henüz momentum tam anlamıyla yakalanmış değil. Örneğin akıllı telefonlarda NFC özelliği henüz bazı modellerde görülebiliyor. Google’ın Nexus S ve Galaxy Nexus, Samsung’un Galaxy S3 ve bazı BlackBerry modelleri, NFC uyumlu çalışıyor. Apple’in iPhone’unda ise henüz bu özellik bulunmuyor.

Müşteri farkındalığı ise mobil ödemenin avantajlarıyla birlikte gelişecek bir konudur. Banka kartı ve kredi kartı ile daha hızlı ve güvenli ödeme gerçekleştirme, bu sisteme uygun hizmetlerin yaygınlaşması bu alanda hızlı bir ilerleme sağlayabilir. Bu alanda daha çok şey yapılacak olduğunu söyleyen Bill Gajda’ya göre bir mobil cihazda birden fazla kart saklanabileceği gibi indirim kuponları ve kampanyalar da aynı şekilde depolanabilir.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Bulut Bilişim Şifresini Paylaşmak Riskli!

Ortak kullanılan bulut bilişim şifreleri risk yaratıyor. Business Software Alliance (BSA) ve Ipsos Public Affairs ile birlikte gerçekleştirdiği bir çalışmada bulut bilişimin kullanımıyla ilgili alışkanlıkları araştırdı. Buna göre, özellikle gelişmekte olan ülkelerde bulut bilişim şifreleri şirket çalışanları tarafından ortak kullanılıyor. Bu durum ise lisans hakları ve veri güvenliği açısından çeşitli riskler taşıyor. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 45’i dijital içerikleri, bu içeriklere herhangi bir bilgisayardan internet üzerinden erişebilecekleri şekilde oluşturmalarına, yönetmelerine ve saklamalarına olanak sağlayacak çevrimiçi hizmetleri kullanıyor. Gelişmekte olan ekonomilerde bu oran ortalamada yüzde 50’ye çıkarken; ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ekonomilerde ortalama yüzde 33’e düşüyor.

Kaynak: www.computerworld.com.tr

6 Ağustos 2012 Pazartesi

BT Projelerinde Dış Kaynak Kullanımı Neden Daha Hızlı Başarı Getiriyor?

Çünkü;
•    Proje kaynak maliyetlerinin sıkı kontrolü,
•    Daha az daimi personel giderleri,
•    Daha az eğitim maliyeti,
•    Daha az yönetim maliyeti,
•    Belirlenen bütçe ve zaman içinde yüksek kalitede çözümler sunan, kendini kanıtlamış tedarikçiler,
•    Daha az geliştirme yazılımı ve donanımı yatırımı ile daha düşük geliştirme maliyeti
•    Proje yönetimi tecrübesi,
•    Uzman kaynaklar,
•    İşe alım ve eğitim için daha az harcanan zaman vb. tüm avantajlar aynı anda elde ediliyor.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Proje Bazlı BT Hizmetleri Şirketlere Nasıl Yardımcı Olur?

Proje bazlı BT hizmetleri özellikle geçici bir süre için yüksek kaynak kullanımı gerektiren projelerde firmaların başvurduğu bir hizmet. Firmalar BT dış kaynağı kullanarak yüksek kaynak maliyetlerinden tasarruf ediyor ve proje konusu ürün ve hizmette uzmanlaşmış şirketlerin deneyiminden ve bilgisinden faydalanıyor. Belirlenen bütçe ve zaman diliminde yüksek Servis Seviyesi Koşulları (SLA) dahilinde kesintisiz bir hizmet alarak projelerini hızla hayata geçirebiliyor. Proje bazlı BT hizmetleri, firmaların geliştirme, proje yönetimi ve bakım servislerinden stratejik hedeflerine uygun olarak yararlanmalarını sağlayarak kar ve rekabet avantajı kazanmalarına yardımcı oluyor.

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Mobil Teknolojiler Sayesinde Ofis Sınırları Çoktan Aşıldı

İnternet ve mobil cihazlar aracılığıyla çalışma alışkanlığı gittikçe yaygınlaşıyor. Good Technology tarafından yapılan araştırmaya göre, Amerikalılar iş dışı saatlerinde telefonlara ve e-postalara verdikleri yanıtlara, iş saati dışında da büyük mesai harcıyorlar. Ofis sınırları dışında yapılan tüm bu çalışmalarda harcanan zaman ise aylık ortalama 30 saat civarında.

Araştırmanın çarpıcı kısımlarından bazıları şöyle:
•    Çalışanların yüzde 68′i sabah 8′den önce iş e-posta adresini kontrol ediyor.
•    Çalışanlar ilk e-posta kontrollerini ortalama saat 07.09′da yapıyor.
•    Çalışanların yüzde 50′si e-posta’larını henüz daha yataklarındayken kontrol ediyor.
•    Çalışanların yüzde 69′u, e-posta’larını kontrol etmeden uyumuyor.
•    Çalışanların yüzde 57′si ailelerine ayırdığı vakitlerde bile iş e-posta’larını kontrol ediyor.
•    Çalışanların yüzde 38′i yemek masasında da olsa iş e-posta’larını kontrol ediyor.

Kaynak: www.webrazzi.com

29 Haziran 2012 Cuma

Esnek Çalışma Verimlilik Getiriyor

Teknoloji şirketi Polycom'un yaptığı araştırmaya göre 400 şirket yöneticisinin yüzde 66'sı esnek çalışma modelinin verimlilik getirdiğini düşünüyor. Aynı araştırma işverenlerin yüzde 72'sinin video görüşmelerin esnek çalışanların üretkenliğini artırdığına inandığını gösteriyor. İngiltere, Fransa, Almanya ve Rusya'dan 400 şirket yöneticisiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre esnek çalışma modeli, operasyonel tasarrufun ötesinde şirket kazancına da etki ediyor.

Kaynak: www.iletisimhaberleri.com

28 Haziran 2012 Perşembe

Mülakat İpuçları

Mülakatlarda sorulan sorulara yanıt verirken zorlanıyor musunuz? Ya da sizden soru sormanız istendiğinde ne sormanız gerektiği konusunda yardıma mı ihtiyacınız var? Bilisimdekariyer.com Kariyer Rehberi bölümünden mülakatlarda daha başarılı bir performans göstermek için ihtiyaç duyduğunuz ipuçlarını bulabilirsiniz.

Tıklayın! http://www2.bilisimdekariyer.com/2012/03/mulakat-ipuclar_23.html

Kaynak: Bilisimdekariyer.com

25 Haziran 2012 Pazartesi

Bir Proje Yöneticisinden Neler Beklenir?

Proje Yönetimi ilanlarında genel olarak şirketin faaliyet gösterdiği alana bağlı olarak bazı teknik beceriler ve tabi sektörel deneyim istenebilir. Bir Proje Yöneticisinden ilgili deneyim ve becerilere sahip olması yanında ortak bazı beklentiler söz konusu. İşte bunlardan en sık arananları aşağıda bulabilirsiniz: 

•    Proje güncellemelerini yapmak
•    Proje toplantılarını yürütmek
•    Birimler arası karma takımları yönetmek ve koordine etmek
•    Projenin tüm taraflarını etkin bir şekilde yönetmek
•    Proje beklenen zamanlamasına uymak
•    Ara hedefleri tanımlamak ve tutturmak
•    Yetkiyi kullanarak, riskleri ve sorunları yönetmek
•    Yüksek motivasyonlu olmak ya da kendi kendini motive edebilmek
•    Diğerlerine doğrudan otorite kullanmadan liderlik edebilmek
•    Birkaç projeyi birlikte ya da büyük bir projeyi başarıyla yönetebilmek
•    Projeleri zamanında teslim etmek, performance gerekliliklerini ve proje hedeflerini karşılamak
•    Proje kaynaklarını ve çıktılarını şirket ve proje amaçlarını karşılayabilecek şekilde yönetmek
•    Yazma, konuşma ve sunum becerilerine ek olarak kişilerle iyi iletişim kurabilmek
•    Tercihen küresel, dağınık, çok dilli, çok kültürlü ekiplerle çalışma deneyimine sahip olmak.

Kaynak: Cio.com.au

18 Haziran 2012 Pazartesi

Uzaktan Çalışmak Verimli mi Değil mi?

Citrix ve Wakefield Research tarafından ortaya konan bir araştırma 1000 Amerikalı ofis çalışanının evden çalışırken neler yaptığını analiz ediyor. Araştırmaya göre evden çalışan iş yeri çalışanlarının yüzde 43′ü evde çalışırken televizyon veya video izliyor. Yüzde 20′si video oyunu oynuyor. 


Çalışanların yüzde 24′ü içki aldığını, yüzde 26′sı biraz kestirdiğini söylerken, yüzde 35′lik bir kitle ev işleriyle ilgilendiğini, yüzde 28′lik bir kesim ise akşam yemeğiyle uğraştığını söylüyor. Çalışanlar evden iş yaparken rahat giyinmeyi tercih ediyor. Hiç uzaktan çalışmamış olan çalışanların yüzde 64′ü haftada 1 gün evden çalışma izninin verilebileceğine inanıyor. Patronların yarısı ise çalışanlarının uzaktan çalışmasına onay vermiyor.

Kaynak: webrazzi

12 Haziran 2012 Salı

Test Uzmanlığı Sertifikası

Yazılım Test Uzmanlığı sertifikası alabileceğiniz dünya çapında birkaç farklı kuruluş var. Ancak bunların en güçlüsü ve yaygını (International Software Testing Qualification Board). Bu kurumun resmi sitesinde (http://istqb.org/) kariyer ve sertifikasyon yol haritası görülebilir. Başlangıç noktası ISTQB CTFL, yani Certified Tester Foundation Level. Temel düzeyde sertifikalı test uzmanı olmak için bu sertifikayı almanız, bunun için de Prometric test sistemi üzerinden bir teste girerek başarıyla geçmeniz gerekiyor. Sertifikayı almak için ön bir eğitim alma zorunluluğu bulunmuyor. ISTQB CTFL hazırlık eğitimi bir süredir Türkiye’de de veriliyor. Amazon ya da benzeri sitelerde aratırsanız bu sertifikaya yönelik hazırlık kitaplarını da bulmak mümkün.


Kaynak: chip.com.tr

4 Haziran 2012 Pazartesi

Telekomunikasyonda Yeni Yatırımlar Geliyor


Ekonomi Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 2012 yılı Mayıs ayında 359 adet proje için yatırım teşvik belgesi hazırlandı. Söz konusu projeler kapsamında 3,7 milyar lira tutarında sabit yatırım yapılması ve tamamlandığında bu yatırımlarla 9 bin 134 kişilik istihdam sağlanması öngörüldü. Mayıs ayında düzenlenen yatırım teşvik belgelerinin sektörel dağılımında, öngörülen toplam 3,7 milyar lira sabit yatırım tutarının yüzde 37′si (1,38 milyar TL) ile en yüksek pay hizmetler sektöründe oldu. Hizmetler sektörü içerisindeki yatırımlarda 775 milyon liralık pay ile telekomünikasyon sektörü önde yer alıyor.


Kaynak: Habertürk

29 Mayıs 2012 Salı

Çalışan Bağlılığı Artıyor

İnsan kaynakları çözümleri şirketi Aon Hewitt 2012 Küresel Bağlılık araştırmasını açıkladı. Sonuçlar geçen yıllara oranla çalışanların işe bağlılığının, duygusal ve fiziksel olarak işlerine gösterdikleri ilginin arttığını gösteriyor. Dünya çapında yaklaşık 10 milyon çalışanı bulunan 3 bin 100 organizasyonun katıldığı araştırmada 2010’da yüzde 56 olan çalışan bağlılığının 2011’de artarak yüzde 58’e ulaştığı görüldü. Çalışan bağlılığı ile ilgili diğer unsurlardaki artışlar ise şöyle gerçekleşti: İş biriminde etkin liderlik yüzde 54’ten yüzde 61’e, pozitif iş ortamı yaratmaya yönelik İK uygulamaları yüzde 47’den yüzde 53’e yükseldi.


Kaynak: http://www.employmentlawdaily.com

28 Mayıs 2012 Pazartesi

İşe Girişte En Yüksek Ücret Hukuk ve Proje Yönetiminde

Profesyonel hizmet firması PricewaterhouseCoopers (PwC) Türkiye’nin yaptığı Başlangıç Ücretleri ve Yan Haklar Araştırması’na göre, başlangıç ücretlerinde en yüksek maaşı hukuk ve proje yönetimi pozisyonlarında işe başlayanlar alıyor. 84 kurumun yer aldığı araştırma sonuçları, hukuk ve proje yönetimini, iş geliştirme, bilgi işlem, iç denetim, Ar-Ge ve satın almanın takip ettiğini gösteriyor. Çağrı merkezi ve müşteri hizmetlerininse en düşük ücret grubu olduğu görülüyor.


Kaynak: Hürriyet İK

24 Mayıs 2012 Perşembe

Mesai Saatinde Gelen E-Postalar


Son dönem içerisinde yapılan kapsamlı bir araştırma, mesai saatleri içinde alınan e-postaların büyük bir kısmının işle ilgili olmadığını ortaya koyuyor. E-postaların sadece yüzde 14'lük bir kısmı çok mühim bilgiler içeren postalardan oluşuyor. Alınan postaların üçte ikisi işten bağımsız içerik taşıyor. Bu bağımsız postaların yüzde 11'i kişisel iken, yüzde 7'si de spam postalar oluyor. Yüzde 60'ın üstündeki e-postaların ise iş ile tamamen alakasız, zararlı yazılım, virüs gibi, pek çok büyük firmaya zarar verebilecek içerikler taşıdığı not ediliyor.

Kaynak: Bilgi Çağı

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Yetenekli Çalışanlar İş Değiştirmeye Daha Çok Eğilimli

ABD’de yayınlanan 2012 Aflac İşgücü Raporu, Amerikalı çalışanların neredeyse yarısının bu yıl içinde iş değiştirmeyi düşündüğünü gösteriyor. Araştırmaya ABD’den bin 900 işveren ve 6 bin 100 çalışan katıldı. Araştırma özellikle kendilerini aşağıdaki gibi tanımlayan çalışanların işten ayrılma eğilimlerinin daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor:

  • Çalışkan - % 90
  • Yüksek hedeflere ulaşabilen – % 79
  • Yüksek eğitime sahip - % 73
  • Hırslı - % 64

Kaynak: http://www.wltz.com

18 Mayıs 2012 Cuma

Zevkli Bir İş, İyi Maaştan Daha Önemli

Çalışanların çoğunun zevkli bir işi, iyi bir maaşa tercih ettiği hazırlanan bir raporla ortaya kondu. İnsan kaynakları danışmanlık şirketi Randstad’ın 32 ülkede global iş dünyası eğilimlerini ortaya koyan “Workmonitor” raporuna göre, tüm dünyada çalışanların yarıdan fazlası (% 58) zevkli bir işin, iyi bir maaştan daha önemli olduğunu düşünüyor. Araştırmaya katılan kuzey ülkelerde çalışanların büyük çoğunluğu bu düşünceye sahipken, Hong Kong, Malezya ve Hindistanlı çalışanlar için ise maaş çok daha güçlü bir etkiye sahip. Çalışanların yüzde 82’si de çalışmak için yaşadıklarından çok, yaşamak için çalıştıklarını söylüyor. Sonuçlara göre en mutlu çalışanlar Avrupa’da. Fransa, İsviçre, Danimarka ve Türkiye’de kişisel motivasyon ve iş memnuniyetinde bir önceki döneme göre artış var.


Kaynak: Basın bülteni

16 Mayıs 2012 Çarşamba

İstanbul, Yaşam Maliyetinde 214 Şehir Arasında 79'uncu Sırada


İnsan kaynakları yönetim danışmanlığı firması Mercer'in Yaşam Maliyeti Araştırması'nın sonuçlarına göre, İstanbul yaşam maliyetinde 79'uncu sırada. 214 şehirde gerçekleştirilen, her şehirde konut, ulaşım, yiyecek, giysi, ev eşyası ve eğlence dahil olmak üzere 200'den fazla kalemin karşılaştırmalı maliyetlerinin ölçüldüğü araştırma sonuçlarına göre, 2012’nin en pahalı şehirleri Tokyo, Luanda ve Osaka olarak sıralanıyor. Onları Moskova, Cenevre ve Zürih takip ediyor. Yaşam maliyeti en düşük şehir ise Karaçi oldu. Geçen yılki araştırmada 70'inci sırada yer alan İstanbul, bu yıl 79'uncu sıraya gerileyerek, yaşam maliyeti açısından geçen yıla göre “daha ucuz” bir şehir olarak listede yer aldı.

 
Kaynak: Hürriyet

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Mobil Dünyada İstihdam 36 bini Aştı


Türkiye'nin bilişim ve iletişim sektöründeki düzenleyicisi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından açıklanan yılın ilk çeyrek verileri mobil dünyada artan istihdamı gösteriyor. 22 Mayıs 2012 itibariyle elektronik haberleşme sektöründe 369 işletmeci faaliyet gösteriyor. 2012 birinci çeyrekte sektörde toplam çalışan sayısı 36 bin 980’e ulaştı. Sektör çalışanlarının yüzde 65,30’u Türk Telekom’da, yüzde 22,65’i mobil sektörde ve yüzde 12,05’i diğer hizmet alanlarında çalışıyor.



Kaynak: Shiftdelete.com

10 Mayıs 2012 Perşembe

2015’te 85 Bin Kişi Çağrı Merkezlerinde Çalişacak

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer’in verdiği bilgilere göre Türkiye’de 300 çağrı merkezi açılırken, çağrı merkezlerinde çalışan sayısı 50 bini aştı. Türkiye’de 1.5 milyar lira büyüklüğe sahip çağrı merkezi sektörü son bir yılda yüzde 22 büyüdü. Sektördeki istihdamın, 2015 yılında 85 bin kişiye ulaşacağı öngörülüyor.


Kaynak: Türkiye Gazetesi

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Bilişim, Kadınlar İçin Önemli Bir İstihdam Fırsatı

“Bilişim Sektöründe Kadınların Yeri ve Etkisi”, 17 Mayıs Dünya Telekomünikasyon Günü nedeniyle Tüm Telekomünikasyon ve İş Adamları Derneği’nin (TÜTED) düzenlediği toplantıda ele alındı. Toplantıda beklentilerin ötesinde artan internet kullanımının bilişim sektörünün hızla büyümesini tetiklediği vurgulandı. TUİK verilerine göre 2005’te erkeklerde yüzde 9.6, kadınlarda 4.33 olan internet kullanım oranı, 2012’de kadınlarda yüzde 35,3, erkeklerde yüzde 54,9’a yükseldi. 2023’te 160 milyar dolara ulaşması hedeflenen bilişim sektörünün kadın istihdamı açısından da çok önemli bir fırsat olduğu belirtildi. Özellikle Anadolu’nun birçok yerinde açılan çağrı merkezlerinin kadın istihdamını hızla artırdığı vurgulandı.


Toplantıda konuşan BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer’in verdiği bilgilere göre, BT sektöründe istihdam miktarı 2011’de yüzde 29 artışla 125 bin 847 kişiye ulaştı. Türkiye’de istihdamın en fazla artış gösterdiği sektör bilişim oldu. 2012 tahminlerindeyse yüzde 20 oranında istihdam artışı bekleniyor. Tüm bilişim sektörü çalışanları arasında kadın çalışan sayısının oranı yüzde 30. Çağrı merkezlerinde kadın çalışan oranı ise yüzde 70 seviyesinde.

Kaynak: BT Haber